|
Tweet |
– Mustafa GENCER:
Sayın hocam, öncelikle ricamı kırmayıp hem akranlarımın yani gençlerin hem de Manavgat’ın merak ettiklerini sormama imkan sağladığınız için teşekkür ediyorum. Artık hepimiz biliyoruz ki Manavgat Belediye Başkanlığına, Manavgat sevdalısı olarak karış karış gezmiş, Manavgatlıların sorunlarını dinlemiş biri, Süleyman Okudan aday. Yine biliyoruz ki, Süleyman Okudan bir başarı hikayesi olan Manavgat’ın kıymetli bir evladı. Selçuk Üniversitesinde iki dönem rektörlük yapmış bir isimsiniz. Öncelikle şunu sormak istiyorum. Neden Manavgat Belediye Başkan Adayı oldunuz?
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
Öncelikle ben de şunu söyleyeyim o zaman, ben gençlerden gelen hiçbir teklifi geri çevirmemeye çalışıyorum. Çünkü ben Atatürk gibi gençliğe inanıyor ve güveniyorum. Uygarlık tarihi dediğimiz gençliğin enerjisiyle yaş almışların tecrübe ve birikimlerinin birleşmesinden doğmuştur. O yüzden ben gençlere çok değer veririm, onların fikirlerini önemserim. Rektörlüğüm döneminde de ben hep gençleri dinledim. Onların fikirlerine destek vererek, onları dinleyerek, görüşlerine değer vererek üniversitemi geliştirdim. Güzel, gelişmiş bir kampus alanı inşa ettik. Üniversitemizi akademik olarak başarı sıralamasında üstlere taşıdık. Üniversitemiz spor faaliyetlerinde başarılara imza attı. Bilgi ve tecrübenin gençlerle buluşması gelişmeyi her zaman hızlandırır. Bu önemlidir. Şimdi gelelim soruna, neden Manavgat Belediye Başkan adayı oldum? Çünkü, ben Manavgat’ın bir evladı, bir Manavgat sevdalısıyım. Burada doğdum, burada büyüdüm. Benim çocukluk, gençlik anılarım Manavgat’la dolu. Evet insanın üniversite okuduğu, sonra yaşadığı yer etkilidir ama asıl etkili olan ve kişinin bütün hayatını şekillendiren, doğduğu ve gençlik dönemini geçirdiği yerdir. Bu nedenle ben Manavgat’tan Tıp Fakültesi okumaya gittiğim günden beri hep Manavgat’ı temsil ediyorum aslında. Burası benim ata yurdum. Ve ben doktor olarak, profesör olarak, rektör olarak ülkeme hizmet ettim, genel olarak beni yetiştiren ülkeye borcumu ödedim ama özelde beni ben yapan topraklarıma bir vefa borcum var hala. Çünkü bana çalışmayı, bana dik durmayı, bana vazgeçmemeyi ve en önemlisi sevmeyi Manavgat öğretti. Ben bu hasletlerle başarılı oldum ve ülkeme hizmet ettim. Ve ben bu sırada Manavgat’tan hiç ama hiç kopmadım. Hem kendim sürekli geldim hem de Konya’ya sağlık sorunları için ya da ziyaret için gelen Manavgatlı hemşehrilerim vasıtasıyla hep Manavgat’taydım aslında. Hiç kopmadığım için de Manavgat gibi güzel, Yaradan’ın taşına bile bereket bahşettiği bir kentin bir türlü gelişmemesi, 21. yüzyılda teknoloji, uzay, dijitalleşme konuşulurken hala alt yapı sorunlarıyla, hala özgür iradeye müdahale ve kavgalarla uğraşmasından rahatsız oldum ve elimi taşın altına koymaya karar verdim. Ben Manavgat’ı çok seviyorum.
– Mustafa GENCER:
Anladım hocam. Çok güzel, idealizimba ve vefa dolu bir süreç. Hocam 101 proje ile halkımızın karşısına çıktınız. 101 projeyi hazırlarken ne düşündünüz, neden 101 proje ve en önemlisi nasıl yapacaksınız?
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
Senin de söylediğin gibi ben yıllarca Manavgat’ı karış karış gezdim. Köyleri, yaylaları, esnafı, turizm çalışanları herkesle sohbet ettim, dertlerini, sorunlarını dinledim. Ben doktorum ve akademisyenim. Dinlediklerim benim elde ettiğim verilerdi, tespitimi yaptım, teşhisi koydum, tedaviyi belirledim. İşte bu reçetenin ve çözüm önerilerinin bir neticesidir bu 101 proje. 101 proje ve daha fazlası, Cumhuriyetimizin 100. yılında Manavgat’ın altın çağını başlatmak için. Herkes için projelerimiz var. Nasıl yapacağım? Öncelikle bu bir ekip işi! Ben alanında yetkin kişilerle, uzmanlarla çalışırım. Bu projeler de öyle hadi şu da olsun, bu da olsun diye ortaya çıkmış projeler değil. Planlı, bütüncül bir çalışma! Şimdi seçim zamanları geldiğinde herkes sanki oyunmuş gibi el yükseltir durur. Ben sahaya çıkıp, değişim rüzgarı estirmeye başlayınca, çıkıp benim projelerimi sanki kendileri tespitleriymiş gibi anlatmaya başladılar. Gülüyorum bu duruma. Yahu düşün bak, buradan vekil seçilmişin, Manavgat’ın sorunlarını dinlememişsin, halkın ayağına gitmemişsin, bir tane vatandaşın elini sıkmamışsın. Bakın dijital çağdayız, ne yaptıysanız görünüyor artık. Girin sosyal medyaya, hem kendi profiline hem de etiketlendiği paylaşımlara bakın. Vekilliği döneminde Manavgat’ın neresine gitmiş, kimi dinlemiş bakın Allah aşkına! Lafla peynir gemisi yürümez. Vatandaşın içinde olsaydın, belediye sizin partinizdeydi, başkana abi diyorsun, giderdin “abi vatandaşın sorunları var, bir çözelim” derdin. E şimdi bakıyorum çöpler orada yığılmış, sokaklar yamalı bohça bile değil safari alanına dönmüş, alt yapı sorunlarının tamamı dert olmuş. Bunlar çözülemeyecek sorunlar değil ama ne yapmışlar kavga etmişler, insanları tehdit etmişler. Süleyman Okudan değişimi esince, kardeşliği, birliği, gönül köprüsü kurmayı, barışmayı keşfetmişler! Bu zamana kadar oturmuşlar, şimdi de yapacağız, edeceğiz diyorlar. Ben nasıl yapacağım? Benim yönetim tecrübem var. Manavgat’ın nüfusu 50.000’ken ben 100.000 kişilik üniversiteyi yönettim. Ben akademisyenim, bilim ve teknolojinin nasıl hız kazandırdığını, kaynak yönetiminin nasıl yapılması gerektiğini, planlı çalışmayla, ekip çalışmasıyla nasıl başarılı olunacağını biliyorum. Bununla birlikte ben yola çıkarken Manavgat için çalışacağım diye Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan destek sözü aldım. Bakanlıklarımızdan destek sözü aldım. Yani değil 101 projesi, daha fazlası planlı çalışmayla rahatlıkla yapılır. Yeter ki çalışalım ve Manavgat olarak hareket edelim, birlik olalım, kavga etmeyelim. Hizmet ve gönül belediyeciliği Manavgat’a gelecek, az kaldı.
– Mustafa GENCER:
Hocam çok net anlattınız. Peki bir de şunu sormak istiyorum hazır bu noktada. Bu projelere daha rahat destek alabilmek için mi Cumhur İttifakı adayı oldunuz?
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
Şimdi şöyle. Ben Manavgat Sevdalıları hareketi diye bir yolculuğa çıktım ve bu yolculukta Manavgat için sorumluluk almam gerekirse alırım dedim. Ben Manavgat’a hizmet etmek için aday oldum. Söz konusu Manavgat’sa her şey siyaset üstü olmak zorunda. Şimdi Manavgat’a hizmet etmek için yola çıkmış bir insanın nereden aday olması mantıklı? Belediye başkanlığı için birbirine kiralık katil tutan partiden mi aday olsaydım? Kendi partisinde genel başkanına operasyon çeken, bildiği tek şey bahaneler üretmek olan partiden mi? Kendi içinde sorun olan hiçbir yerde hizmet üretilmez. Bakın siz genç arkadaşlarımız şunu bilmeli kavganın olduğu yerde gelişim durur. Çalışmak istemeyen, bahane arayan kavganın arkasına sığınır. Manavgat’ta böyle olmadı mı uzun zamandır? Kaldı ki ben Atatürkçü, demokrat bir insanım. Sağı solu tehdit eden, onun yanına niye gittin, onu niye beğendin diye tehditler savurulan bir yerde benim işim olmaz. CHP zaten artık Atatürk’ün kurduğu CHP değil ne yazık ki! Adayları profiline Atatürk’ün yaptırdığı ilk bozkurtlu logoyu koymuş ama Atatürk’ün ilkeleriyle yakından uzaktan alakası olmayan eylemleri internette hala duruyor. Bakın, 23 Temmuz 1919 Erzurum Kongresinde çok net bir ifade vardır, “Milli sınırlar içinde, vatan bir bütündür, parçalanamaz.” der. Bu Atatürk’ün çabalarının bize vasiyeti niteliğindedir. Bir de gençliğe inanç ve güven, bir de çok çalışmak onun yolundan gitmek, emanetine sahip çıkmaktır. Öyle lafla Atatürkçü olunmaz. Atatürkçülük bir yaşam biçimidir. Ben rektörlüğüm döneminde okulun duvarlarına “Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır” yazdırmıştım. Öyle lafla olmaz hiçbir şey. Bir tarafta çalışan üreten, göklere İstikbal göklerdedir düsturunu taşıyanlar, teknolojik atılımlar yapmak için seferber olanlar, diğer tarafta istemezük deyip sadece kavga edenler. Sen hizmet etmek, çalışmak için yola çıkmış olsaydın, nereden aday olurdun?
– Mustafa GENCER:
Yani tabloyu o kadar güzel özetlediniz ki… Peki hocam karşınızda tek rakip yok diğer adaylar da var. Onlar hakkında ne söylersiniz?
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
– Şimdi şöyle. Benim için demokrasi önemli. Atatürk demokrasi insanlığın ümididir diyor. Bütün aday arkadaşlara başarılar diliyorum. Ama şunu söylemem lazım. Bu bir yerel seçim ve Manavgat gerçekten bize Yaradan’ın bir lütfu. Bu lütfu hak ettiği yere getirmek için gerçekten çalışmak, bilgi ve tecrübe sahibi olmak ve destek alabilecek bir vizyona sahip olmak gerekli. Evet bir şeylere kızılabilir, küsülebilir ama söz konusu Manavgat ve ben Manavgat’ta herkesin, oy veren vermeyen herkesin başkanı olmaya, Manavgat’ı bir bütün haline getirmeye talibim. Zaten tecrübem ortada, tekrar söylemeye gerek yok.
– Mustafa GENCER:
Projeleriniz peki? Seçim sürecinde anlattınız ama bir de bizim için özetleseniz…
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
Şimdi öncelikle, Turizm Manavgat’ın kaderi! Turizm için, turizmi geliştirmek ve 12 aya yaymak için, turizmi çeşitlendirmek için projelerimiz var. Turizm çalışanlarının konut ihtiyacını karşılamak için, TOKİ ve Milli Emlak işbirliği ile konut projemiz var. Tarım bizim için çok önemli. Tarıma destek projeleri yaptık. Manavgat çalışkan bir kent! Çalışan kadınlarımızın aklı çocuklarında kalmasın diye kreş sayılarını arttıracağız ve nöbetçi kreşler açacağız. Çocuklarımız bizim için değerli hem merkezdeki hem de köylerdeki çocuklarımıza destek olmalıyız. O nedenle uzak yaylalardaki çocuklara seyyar tiyatro falan yok benim projelerimde, ben onların direk merkeze, akranlarının yanına getireceğim. Tiyatroları, konserleri merkezdeki akranlarıyla birlikte izleyecekler. Bakın anne babaların en büyük kaygısı ve çalışma sebepleri çocukları ve haklılar. Biz onlar için elimizden geleni yapacağız. Destekler vereceğiz. Öğrencilerimiz için öğrenci köyü, tabiatı öğreniyorum, yaşam köyü projelerimiz var. Buralarda onlara destek olacağız. Sanat ve spor önemli, çocuklarımızı ve gençlerimizi bu konuda destekleyeceğiz. Spor ve sanat için hem teknik imkanları hem de kurs desteğini vereceğiz. Ve mutlaka başarıyı destekleyecek, ödüllendireceğiz. Yaşlılarımız, engellilerimiz, emeklilerimiz herkes için çalışma yaptık. Sağlıklı bir Manavgat hayalim var. Sağlık Danışma Merkezi, Kepez’de Hakan Başkanın yaptığı gibi Aile Yaşam Merkezi, Psikolojik Danışma Merkezi, Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Köyü, Yaşlı Bakım ve Alzheimer Merkezi ve diğerleri… Tabi spor olmadan sağlık olmaz. Yürüyüş yolları bisiklet yolları, açık-kapalı spor kompleksleri, ihtiyaç olan yerlere halı sahalar… Ve Marka bir Manavgat için daha birçok proje. Sadece denize girmek için değil, marka olmuş simgesel yerlerde anılar oluşturmak için gelecek turistler. Temalı sokaklar, ki buralarda kadınlarımız, gençlerimiz sanatçılarımız ürettiklerini sergileyip ekonomik katkı da sağlayacaklar, Saat Kulesi, Seyir Terası ve Teleferik, Akvaryum, Kafem Manavgat, Müdafaa-i Hukuk Anıtı ve diğerleri. Mesela Sorgun Ormanında bir millet bahçesi ve büyük konser ve gösterilere ev sahipliği yapacak Açık Hava Gösteri Merkezi. Manavgat’ın katma değerini arttırmak ve çiftçimize destek vermek için Meyve Suyu Fabrikası, Meyve Kurutma Tesisi, Halk Ekmek Fabrikası ve Su Fabrikası kuracağız. Hem istihdam alanı yaratacağız hem de Manavgat’ın kendi üretimleriyle otellerimize daha uygun fiyatla kaliteli ürün vereceğiz. Bakın bu projeler, planlı bir çalışmanın sonucu bütüncül projeler! Öyle laf ola beri gele vaatler değil. Biz projelerle çıkınca bol keseden yapacağım edeceğim diyenler var da…
– Mustafa GENCER:
Hocam peki gençler?
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
Ben iki dönem Rektörlük yapmış bir akademisyenim. Rektörlük yaptığım dönemde üniversitemi başarı sıralamasında üstlere taşıdım. Üniversite kampüsünü gençlerimiz ve akademisyenlerimiz için konforlu bir yaşam alanına dönüştürdüm. Rektörlük dönemimdeki başarımın sebeplerinden biri gençlerin fikirlerini ve dinamizmini hep dikkate almam, karar almadan önce onları dinlememdi. Ben de Manavgat’ın sokaklarında büyüdüm, delikanlılık dönemimi burada geçirdim. Manavgat’ın evladı olarak birçok başarıya imza attım. Benimle aynı sokaklarda büyümüş Manavgatlı gençlerin çok daha başarılı olacağına inancım tam. Ben bilgi ve tecrübemle Manavgat’ın gençlerinin başarılarına destek olmak istiyorum. Bir eğitimci olarak öğrencilerimize destek olacağım. Gençlerin farklı ilgi alanları var biliyorum. Sanat, spor, deniz, doğa, drift ve daha nice ilgileri var. Hepsi için projelerimiz var, bizim gözümüzden kaçanları da kuracağımız Genç Katılımlı Fikir Atölyemiz’de gençler söyleyecek, biz yapacağız.
Gençlik Manavgat’tan çok ileride! Manavgat 21. yüzyılda halâ alt yapı sorunlarını konuşurken, gençler dijital yerliler olarak çok daha ileride. Gençlerin gelişmesi için çalışacağım. Öğrenci ve genç arkadaşlarımız için ücretsiz internet ağını genişleteceğiz. Aynı zamanda daha hızlı internet kullanabilsinler diye fiber alt yapının geliştirilmesi için gerekli girişimlerde bulunacağız. E-Spor merkezimizde dünyadaki akranlarıyla yarışıp şampiyon olabilmeleri için gereken destekleri sağlayacağız. Kodlama, yazılım ve e-ticaret akademisi kurarak geleceğin dünyasında yerlerini güçlendireceğiz. Meslek Edindirme Kursları ve Meslek Akademileriyle seçeneklerinizi arttıracak, geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarına destek olacağız.
Spor severler için açık-kapalı spor komplekslerimiz hizmetlerinde olacak. Sadece futbol değil, plaj futbolundan tenise, voleyboldan basketbola, jimnastikten dalışa destek vereceğiz. Hem mekân hem de eğitim desteğini sağlayacağız. Sanat severler için müzelerimiz hizmetlerinde olacak. Resim, heykel, müzik ve tiyatroyla ilgilenen gençlerimiz için merkezlerimizde atölyelerimiz, müzik stüdyolarımız ve sahnelerimiz olacak. Öğrencilerimiz ve gençlerimiz indirimli ulaşım kart sistemiyle Manavgat içinde daha ucuza istediği yere gidebilecek. Kafem Manavgat’tan ve diğer tesislerimizden uygun fiyatlarla hizmet alabilecek, arkadaşlarıyla oturup vakit geçirebilecekler.
Gençler Manavgat’ın geleceği; geleceğin dünyasının Manavgatlı sahipleridir. Ben gençlere güveniyorum ve daha başarılı olsunlar diye çalışacağım.
– Mustafa GENCER:
Hocam son bir şey sormak istiyorum. Sorgun Millet Bahçesi Projeniz var. Ama diğer taraftan ısrarlı bir doğa koruma vurgusu geliyor. Bu millet bahçesi ve yapacaklarınız doğaya herhangi bir zarar verecek mi?
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
İnsanın gözü iş üretmekte olmayınca bahane üretirmiş! Burada kendini bir şeylerin kahramanı ilan ederek tembelliği örtmeye alışmış insanlar var. Sanki doğayı sadece onlar düşünüyor. Bakın Cumhurbaşkanlığımız Sürdürülebilir kalkınma hedeflerini yayınlayalı ve her yere buna uyulması yönünde talimat göndereli çok oldu. Ama bu arkadaşların kafa başka yerde. Bu hedeflerin içinde öncelik doğayı ve suda yaşamı korumak. Daha birçok şey var ama öncelikle geleceğimizi koruyacağız. O yüzden zaten benim bütün projelerim buna uygun hazırlandı. Temiz enerjiden tut da ekosistemin korunmasına kadar her şey göz önünde bulunduruldu. Bakın siz gençsiniz, bilimin değerinin farkında olmalısınız. Biz bütün risk analizlerini yaptırdık. Önceliğimiz doğayı ve ekosistemi korumak! Şimdi bunlarda bir alışkanlık var. Şu ara yangını ağzından düşürmüyor. Yahu arkadaş o yangın hepimizi yaktı! O ormanlarda herkes bütün Manavgat nöbet tuttu. Siz kimsiniz ki Manavgat’ı ayrıştırma hakkını kendinizde buluyorsunuz. Bu Manavgat’ın iradesine ipotek koymak, bütün Manavgat halkının emeğini yok saymaktır. Yani demem o ki, benim işim laf değil iş üretmek. Halkımızın faydasına olacak her şey için de çalışacağım. Tek başıma değil hep beraber yapacağız. Siz gençlerle, kadınlarımızla, çalışanlarımızla bütün Manavgat olarak kararlarımızı alacağız, uzmanlara danışacağız ve harekete geçeceğiz.
– Mustafa GENCER:
Bu yoğun programınızda değerli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederim sayın hocam.
– Prof. Dr. Süleyman OKUDAN:
Ben teşekkür ederim. İnşallah 1 Nisan itibariyle hizmet belediyeciliği ile Manavgat tanıştırdığımızda tekrar görüşeceğiz.
Formun Altı