|
Tweet |
Antik kentte, Roma Tiyatrosu, hamamı, kulesi öte yandan Mescidi, Türk İslam mezarlığı ve bölgenin en büyük stadyumu ile dikkat çekiyor.
Başta Serik Belediyesinin katkıları ile Kazı çalışmalarının yürütüldüğü antik kentte gazetecilere açıklama yapan Serik Belediye başkanı Enver Aputkan, “İlçemizde Aspendos gibi, Sillyon gibi antik kentlerin olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün Sillyon antik kentindeyiz. Burası bir çok medeniyetlerin yaşadığı ama bizim için en önemli özelliklerinden bir tanesi Türklerin Anadolu’ya girdikten sonra batı bölgede Türk ve Müslümanların yaşadığı bölgelerden olması Anadolu Selçuklu döneminde 12. Yüzyıllarda yapılan mescidin hala ayakta olması, yine o dönemlerde Türk mezarlarının bulunması gibi bize ait olan bir çok eserlerin bulunması bizim için çok önemli. Dolayısıyla burada kazı çalışmaları yapan ekibe Belediye olarak her türlü desteği veriyoruz ve bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Çünkü hem ülkemiz hem de bölge açısından buralarda toprak altında kalmış, gün yüzüne çıkarılmamış bu tarihi eserlerin mutlaka ortaya çıkarılması ve insanlarımızın buraya gelerek 4 bin yıllık tarih boyunca birçok sporların, araba yarılarının yapıldığı 245 metre uzunluğundaki bir stadyumdan bahsediyoruz. Dolayısıyla bunların ortaya çıkarılması insanlarımız ve yeşil nesil tarafından bilinmesi çok önemli.” Diyerek konuştu.
Pamukkale Üniversitesi adına bilimsel koordinatör ve Kazı sorumlusu Doç.Dr. Murat Taşkıran ise, “Sillyon Antik kenti kazı çalışmaları 2020 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izniyle Antalya Müzesi başkanlığında, Pamukkale Üniversitesi tarafından başladı. Yaklaşık 35-40 kişilik bir ekipten oluşan inter disipliner çalışmaları yürüttüğümüz bir perspektif çerçevesinde buradaki çalışmalarımız devam ediyor. Çalışmalarımızı başta Serik belediyesi olmak üzere Antalya Valiliği, Serik kaymakamlığı ile birçok bilimsel kurum ve kuruluş tarafından destekleniyor. 2021 yılından itibaren de Türk Tarih Kurumunun desteği ile 12 ay sürdürülen kazı statüsüne yükseltildi. Bundan sonraki süreçte Sillyon antik kentindeki çalışmalarımız yılın 12 ayına yayılacak şekilde kurgulanarak o şekilde devam ediyor. Kentin muhtelif yerlerinde çeşitli projeler çerçevesinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bunlardan bir tanesi belediyenin desteği ile Antalya Valiliği yatırım izleme koordinasyon biriminden aldığımız destekle olacak. Bu proje çerçevesinde kentin 7-8 tane yapısı olmak üzere çevre düzenlemesi, arkeopark ve araştırma istasyonu şeklinde sürdürülecek. Bu anlamda çalışmalarımız önümüzdeki ay başlayacak. Muhtemelen birkaç yıl içerisinde projeyi başarılı bir şekilde tamamlamayı düşünüyoruz. Sillyon önemli bir kültür alanı. Milattan önce 2 bin yılların ortalarından itibaren kadim bir kültüre ev sahipliği yapıyor. Burada Hititler, Persler, Helenistik dönem Roma imparatorluk dönemi, Bizanslar ile 11 ve 12. Yüzyıldan itibaren Anadolu Selçuklularının bölgeyi fethi ile birlikte Türk İslam döneminin yoğun bir şekilde yaşandığını hem bilimsel çalışmalarla ortaya koyduk hem de kent gezildiğinde bu hissedilebiliyor. Kente gelen bir ziyaretçi bir bakışta bahsettiğim bu bütün kültürleri aynı karede görebilecektir. Sillyon bu anlamda da bütün kültürlerin izlerini sonuna kadar bize yansıtabilen önemli antik kentlerden bir tanesi olarak ön plana çıkıyor.
-Sillyon kenti Büyük İskender’in kuşatıp alamadığı 2 kentten bir tanesi
Topografyası çok ilginç. Antik dönemde Pamfilya ovası dediğimiz Antalya ovasının merkezindeyiz. Sillyon, bu merkez üzerinde yükselen bir tepede kurulmuş. Bütün her tarafa hakim, Kemer’den Side’ye kadar olan kıyı bölgesini çok rahatlıkla görebildiğimiz, Torosları izleyebildiğimiz muhteşem bir topoğrafyaya sahip. Bu topoğrafya kentin kimliğinin oluşmasına çok önemli etkiler yapmış. Savunması ile ön plana çıkan Sillyon, tarihi savunma başarıları ile dolu olan bir antik kent. Büyük İskender’in Anadolu seferi sırasında kuşatıp alamadığı 2 kentten bir tanesi. Bizaslılar dönemi özellikle 7 – 8. Yüzyılda burası Hristiyanlığın bölgedeki merkezi konumunda. 1230 lardan sonra bölgenin Anadolu Selçuklular tarafından fethi ile birlikte Sillyon bir yerleşmeye ev sahipliği yapıyor. Selçuklular burada bir garnizon bulunduruyor. Bununla birlikte yerleşmenin arttığı çe çevrede küçük yerleşmelerin çoğaldığı, Sillyon’un Karahisar Tekke kalesi olarak dönüştürüldüğü ve isminin değiştiği, çevredeki yerleşmelere de ev sahipliği yaptığı bir merkez teşkil ettiğini çok rahatlıkla görebiliyoruz.
-Meşhur Serik Bıçağının izlerini Sillyon’da bulundu
Çalışmalarımız yeni ama çalışmalarla birlikte birçok yeni sonuçları da getiriyor. Kazı çalışmaları sırasında tepede Akrapolis dediğimiz kısımda bir mescit kazdık. Bu mescidin tarihi daha önce Osmanlı gibi düşünülüyordu. Kazılarla birlikte bunları net bir şekilde ortaya koyabildik. Mescit Türklerin burayı aldıktan sonra 3. Yüzyıldan hemen sonra inşa edildiği bilimsel verilerle ortaya konulmuş durumda. Selçuklular dönemine tarihlenen bir mescit. Mescidi kazarken ek müştemilatlarda çıktı. Bunlardan birinin demirci atölyesi olduğu sonuçlandı. Çok ilginçtir ki Serik’te bıçakçılık kültürü çok meşhurdur. Bu demirci atölyesinin de bir bıçak atölyesi ve bu işleri yürüten birine ait olduğu. Serik Bıçağının izlerini Sillyon’da bulduk Selçuklu döneminde demek yanlış olmayacaktır.
-Bölgenin en uzun stadyumu Sillyon’da
Bununla birlikte yeni yaptığımız projelerle ortaya çıkan stadyum ile ilgili bir çalışma yapıyoruz. Stadyumun detayları bilinmiyordu. Şu anda 245 metre uzunluğunda bölgenin en uzun stadyumu olduğu ortaya çıktı. 65 metre genişliği olan bir stadyum. Sillyon gibi dar ölçekli bir kente böyle bir stadyumun ne işi var diye sorulduğunda ise yaptığımız çalışmalarda Sillyon dar ölçekli bir kent olsa da çevresinde Sillyon’a bağlı köy, kasaba mahiyetinde birçok yerleşkenin olduğunu gördük. Belek’ten deniz kenarından Torosların eteklerine kadar diğer taraftan Aksu ve modern Serik’e kadar geniş bir alana hükmeden bir kent. Böyle geniş bir çevreye sahip olan bir kentin için stadyumun da büyük olması normal.
Roma imparatorluk döneminde kentin genişlediğini söyleyebiliriz. Sillyon’da hayırsever bir kadın var. Menadora ve ailesi. Bunlar Roma imparatorluk döneminde kentin imarı noktasında bütün mal varlıklarını kullanıyorlar. Çok güçlü bir kadın. Stadyum, Roma hamamı, bir takım anıtsal mezarlar inşa ediliyor ve kentin çevresi genişletiliyor.
-Tarihte Salusa kenti yerleşkesinin Sillyon olduğu ortaya çıktı
Milattan önce 2000 lerin ortalarında Salusa kenti ve yerleşkesinin Sillyon olduğunu artık söyleyebiliyoruz. Umarım ilerleyen zamanlarda bunu arkeolojik malzemelerle de destekleyebiliriz. Perslerin bu bölgeyi ele geçirdikleri zamanda milattan önce 4. Yüzyılda burası Persler için bir kale yerleşkesi ve garnizon haline dönüştürülüyor. Persler yaklaşık 150 yıl Sillyon’da kalıyor.” dedi.