Bugun...


Sırrı Özkan

facebook-paylas
1000’DEN BAŞKA ÇOK VAR MI ?
Tarih: 01-04-2022 09:34:00 Güncelleme: 01-04-2022 12:55:00


Kişinin bilmediğinin farkında olması öğrenmeye açık bir insan olduğu anlamına gelir. Bilmeyen birisi bilmediğinin farkında değilse ne söylerseniz söyleyin kendi bildiğini okur. Konuyu biraz somutlaştırmak adına İslam tarihinden bir kıssayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Orta çağda savaş esirleri dünyanın her yerinde körleştirilir şahsi işlerinizde kullanılır ya da mübadele yöntemi ile esir takası yapılırdı.  Köleleştirilen esirler eğer şahsi işlerde kullanılmayacaksa köle pazarlarına götürülerek buralarda satılırdı. Sizde bir adamınızı gönderir kendi yakınınızı bu pazardan satın alarak özgürleştirebilirsiniz. Tabi bu uygulama ekonomik durumu çok iyi olan insanlar için geçerli herkes yapamaz.

Hz. Ömer döneminde İran’a sefer düzenlenir. Bu seferlerden birisinde İran Kisra’sının oğlu savaş esiri olarak. ele geçirilir ve esirler sahabeler arasında savaş ganimeti olarak paylaştırılır. Kisra’nın oğlu ümmi bir sahabeye düşer… Ümmi sahabe elindeki esirin değerinin farkında değildir.  Okuması yazması olan bir sahabe gelerek der ki “ Bu elindeki savaş esiri İran Kisra’sının oğludur. Mutlaka satın alamaya gelenler olacaktır. Bu esir çok altın eder. Sakın ucuz verme çok altın iste” der. Ümmi sahabede “tamam satın almaya gelenden çok altın isteyeceğim. Fiyatını çok yüksek tutacağım  ”der. İran Kisra’sı tanınmayan adamlarından birisini köle pazarına gönderir. Kisra’nın adamı araya, araya köle pazarında Kisra’nın oğlunu bulur ve ümmi sahabeye sorar “bu köleye kaç altın istiyorsun” Ümmi sahabe gelen müşteriden emindir, nasıl olsa alacak diye düşünür ve “Bu köleye bin altın istiyorum” der. Kisra’nın adamı hiç pazarlık etmeden “tamam alıyorum ”der. Bin altını verir ve Kisra’nın oğlunu alıp götürür… Daha sonra okuryazar sahabe ümmi sahabeye sorar “sana çok altın iste dedim. Neden çok altın istemedin” Ümmi sahabe  “Binden fazla çok var mı”? der. Okuryazar sahabe “Doğru söylüyorsun herkes kendi zihnindekini en çok olarak bilir” der.

Günümüzde de toplumun durumu böyle değil mi? 1000 rakamından yukarısından haberi bile olmayan bir sürü yarı cahil kendini toplumun kanaat önderi zannetmiyor mu?  Üzülerek söylüyorum; Nerde bir okuma yazma özürlü, binden yukarısını sayamayan yarı cahil varsa Manavgat’a yön verdiğini toplumu biçimlendirdiğini zannediyor. Ara sırada bize ima da bulunuyor. Şimdi bu zat-ı muhtereme cevap veriyorum. Kusura bakma ben 1000 rakamından sonrasını sayamayan insanlara cevap vermiyorum. Cevap versem de sen anlayamazsın onun için yorulmamıza gerek yok.

Haftaya görüşmek üzere hoşça kalın…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI