Bugun...


Sırrı Özkan

facebook-paylas
DEMOKRASİ KÜLTÜRÜMÜZ VAR MI?
Tarih: 21-10-2021 16:46:00 Güncelleme: 21-10-2021 16:46:00


İnsanın diğer canlılardan farkı düşünebilmesidir. Düşünce aynı zamanda uygarlığın ve insanlığın ileri hamle yapabilmesinin ön koşuludur. Düşünceyi yasaklayan hiç bir kurum, hiç bir eylem ve hiç bir inanç kutsal olamaz... İnsanların farklı düşüncelere sahip olması da hayatın doğal akışının bir sonucudur. Tek düze insanlardan oluşan ve herkesin aynı şekilde düşünmeye zorlandığı bir toplum yapısı yaşamı durağanlaştırır... Hayatı dondurur... Gelişimi de durdurur...

Gelişme farklı düşüncelerin ortaya çıkması ile başlar. Felsefe bu durumu "gelişmek aynı zamanda çelişmektir" diyerek formüle etmiştir. Çelişkinin olduğu yerde sorgulama başlar... Neden? Niçin? Soruları insanlığın ileri hamle yapmasında ki en önemli itici güçtür… Toplumda farklı farklı düşüncelerin zemin bulması o toplumun geleceği açısından çok önemlidir. İşte farklılıkların bir arada çatışmadan yaşayabilme iradesine "DEMOKRASİ" deniyor. Demokrasi; senin gibi düşünmeyen, senin gibi inanmayan, senin gibi yaşamayan insanlara tahammül edebilmektir…

Demokrasi bir yönetim biçimi olmasının yanında aynı zamanda toplumsal bir kültürdür. Toplumda insan hakları ve evrensel hukuk normları içselleştirilememişse idarecilerin seçim ile gelmesinin hiç bir anlamı yoktur. Sonuçta seçim ile seçilen yöneticide o toplumun içinden çıkmış bir bireydir. Demokrasiyi içselleştirememiş bir yöneticinin yönettiği ülkede demokratik bir atmosferin oluşması çok zordur. Toplumu demokratikleştirmenin yolu özgürlükleri genişletmekten geçer. Özgürlükler genişledikçe farklı düşüncelerde kendisini ifade edecek zemin bulacaktır. Yani düşünce özgürleşecektir… Düşüncenin özgürleşmesi aynı zamanda üniversiteleri de bağımsız ve ideolojik saplantılardan arınmış bilimsel bakabilen eğitim kurumlarına dönüştürecektir. Bilimsel bakabilen ve her düşüncenin kendini ifade edebildiği özerk üniversiteler bilgi ve teknoloji üretebilir. İdeolojik hassasiyetleri öne alan bir yükseköğretim kurumu bilgi üretemez. Sadece o güne kadar üretilmiş bilgiyi bir müfredat içerisinde ezberletir. Sürekli kendisini tekrar eder…

Türk toplumu yaklaşık olarak 100 yıla yakın bir süredir demokratik bir ülke yaratma çabası içerisinde… Nedense bir türlü toplumu demokratikleştiremiyoruz. Demokratikleşememenin iki önemli nedeni olduğunu düşünüyorum. Birinci neden tarihsel olarak imparatorluk geleneğinden gelen bir tarih mirasına sahip olmamız. Yaklaşık olarak 1000 yıla yakın bir süre bir hükümdarın ya da padişahın otoritesi altında yaşamış olmanın ortaya çıkardığı toplumsal psikoloji… İkinci neden ise Türk toplumunun demokrasi için bir bedel ödemediğinden elindekinin değerini kıymetini bilmiyor olması… Demokrasiye geçiş Cumhuriyeti kuran kadronun iradesi  ile olmuştur. Oysaki gelişmiş Avrupa ülkelerinin tamamında demokrasiye geçiş halkın mevcut otoriteye ya da krala olan isyanı ile yani iç savaş ile olmuştur. Yani çok ağır bedeller ödeyerek demokratik haklarını kazanmışlardır… Ülkemizde ise demokrasiye geçişte çok şükür bu tarz bir süreç yaşanmamıştır.

Türk toplumunun sorunu bir sistem sorunundan ziyade bir demokrasi kültürü oluşturamama sorunudur. Demokrasi kültürü oluşmazsa özgürlükler gelişmez, özgürlükler gelişmezse özgür düşünce gelişemez, özgür düşünce gelişmezse özerk üniversite gelişmez, özerk üniversite olmazsa bilim ve teknoloji üretemezsiniz. Bilim ve teknoloji üretemediğiniz müddetçe de çağın hep gerisinde kalmaya ve sömürülmeye mahkûmsunuz. Tekrar altını çiziyorum sorun sistem sorunu değil, toplumda demokrasi kültürü oluşturamama sorunudur.

 Haftaya görüşmek üzere hoşça kalın…





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI