Bugun...


Sırrı Özkan

facebook-paylas
DİJİTAL İNSAN…
Tarih: 03-09-2021 22:57:00 Güncelleme: 03-09-2021 22:57:00


Bilişim alanında yaşanan gelişmenin hızı ürküntü veren bir hal aldı. İnsanoğlunun yerleşik düzene geçtiği günden 1900 lü yılların başına kadar biriktirdiği bilgi ve deneyimin tamamı son 80- 90 yılda yaşanan gelişmeden fersah, fersah geride kaldı. Son yıllarda bu hızlı gelişim hayatın her alanında köklü farklılaşmalara ve dijital bir insan türünün ortaya çıkmasına neden oldu.

Dijital insan tarih boyunca insanlık âleminin biriktirdiği tüm insani gelişmenin yeniden tartışılmasına neden oldu. Günümüzde artık yeni nesil aynı zamanda yeni bir insan tipini ortaya çıkardı. Yeni nesil hayatı sadece dijital dünyada yaşayan asosyal, apolitik, estetikten uzak, aykırı, romantizmi aptallık olarak gören sanki hızlandırılmış bir uzay filminden çıkmış başka bir insan türü gibi... Farklı bir iletişim dili kullanıyorlar. Toplumun binlerce yılda oluşturduğu değer yargılarını ve gelenekleri çok umursamıyorlar. Dijital insanın bir diğer belirgin özelliği ise küfür ve argoyu iletişim kurmanın iki ana ögesi olarak görüyorlar. Dijital insan erkekleşen kızlar ve erkek görüntüsünden uzaklaşmış erkekler olarak da tanımlanabilir. İki karşıt cinsin bir birisine çok yakınlaştı ve çarpık ilişkilerin giderek normalleştiği bir zamandan geçiyoruz. Dijital insan insandan çok hayvanlara değer veren, ailesinden kopuk, eş, dost akraba kavramlarına yabancı olan ama aynı zamanda cebinden aldığı mamalarla sokak hayvanlarını besleyen farklı bir duygu dünyasına sahip farklı bir insan tipolojisi…

 

Dijital insan kadın erkek ilişkilerinde de çok kolay vazgeçen sevmekten çok beğeni duygusunun ötesine geçemeyen tiwtr da tanışan İnstengram da ayrılan, özden ziyade dış görünüşü önemseyen bir genç kuşağı temsil ediyor. Estetik yaptırma yaşı 15-20 yaşlarına kadar düşmüş, herkes bir birinin tekrarı gibi görünüyor. Sanki herkes bir kalıptan çıkmış gibi…  Hal böyle olunca toplumun en genç kesiminde olan bu yaşam tarzı ister istemez orta yaş kuşağını da etkiliyor. Dijital insan aynı zamanda hayatın içerisindeki zorluklara karşı direnci çok düşük olan bir insan modeli olma özelliği taşıyor. Bu nedenle boşanma oranları olabileceği en yüksek oranlarda seyrediyor. İntihar oranlarındaki anlamlı artışın da sebebi dijital insan modelinin zorluklarla baş edebilme yeteneğinin çok zayıf olmasıdır. Peki, neden böyle? Çünkü hiçbir değere bağlı olmayan insan dünyada yaşamı da sadece biyolojik bir varoluş olarak görür.

Bu kadar değerler dünyasından kopuk bir bakış açısı kadın erkek ilişkilerini cinsel bir birlikteliğin ötesine taşıyamadığı gibi hayatın ara renklerinin de yok olmasına neden olur. Hayatın ara renkleri yok olduğu zaman bir üretme kısırlığı başlar. Sanattın her alanında bir üretme kısırlığı yaşanıyor. Duygu dünyası olmayan bir müzisyen nasıl beste yapacak? Aşkı nasıl anlatacak? Kadını sadece cinsel bir obje olarak gören bir şair nasıl aşk şiiri yazacak? Estetik anlayışı olmayan bir mimar nasıl sanat eseri ortaya koyacak? İşte bu duygu yoksunluğu ve dijital yaşamın getirdiği biyolojik varoluş düşüncesi yeni şairlerin, yeni yazarların, yeni bestecilerin çıkmasına izin vermiyor. İnsanlığın binlerce yılda oluşturduğu tüm değerler, en rafine duygular dijital bir cehennemde hızla yok oluyor. İnsanlığın en kısa zamanda bu dijital cehennemden kurtularak yeni kültürel ve sanatsal üretimler yapacağı dijital insandan normal insana geçiş yapacağı günlerde görüşmek dileği ile hoşça kalın.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI