Bugun...


Sırrı Özkan

facebook-paylas
İDEALİST İNSAN’NIN CENAZE NAMAZI…
Tarih: 29-01-2022 19:50:00 Güncelleme: 29-01-2022 19:50:00


Siyaset gönüllülük esasına dayalı kamu görevidir. Fisebilillah yapılır. "Çalıyor ama çalışıyor" mantığı meşru görüldüğü sürece hiç bir şey düzelmez. Ülkemizde 12 Eylül 1980 ihtilalinden sonra egemen olan bu mantık bir nevi idealist insanın cenaze namazı olarak da görülebilir. 1980 ihtilalinin Bu ülkeye açtığı en ağır hasar bu düşünce biçimidir. Bu düşünce biçimi ülkemizde 12 Eylül ihtilalinden sonra çok hızlı bir zemin yakaladı. Hafızamızı biraz zorlarsak eski başbakanlardan Turgut Özal memur maaşlarına zam yapacakmısınız? Sorusuna milyonların gözü önünde “Benim memurum işini bilir” diyerek devlet nezdinde yolsuzluğu meşrulaştırmıştır. Türk insanı yaşadığı ahlaki erozyonun fakında değildi. Aslında toplum Turgut Özal’ın sarf ettiği bu cümleye tepki göstermeyerek dürüst, ahlaklı, namuslu idarecinin yani idealist insanın cenaze namazını kılıyordu. Farkına varıldığında ise artık çok geç kalınmıştı. Ahlaksızlık artık toplumun vicdanında normalleşmişti. Gelişmeleri ve olayları fayda zarar penceresinden görme hastalığına yakalandık. Kırk yıldır da bu hastalığın çaresini bulmadık. Daha somut hale getirirsek bana faydası varsa her türlü ahlaksızlık serbest. Artık kimse hak, hukuk, adalet, eşitlik gibi bir beklenti içerisinde değil. Herkes yapılan haksızlıktan ve hukuksuzluktan payını istiyor. Niye yaptın demiyor? Doğru mu, yanlış mı? Sorgulamıyor… Bu gün geldiğimiz noktada idarecilere sorulan soru; Yaptığın haksız kazançtan ya da hukuksuz işlemden benim payıma düşeni neden vermedin? Toplumdaki kirlenmişliğin ve çürümenin esas nedeni bu bakış açısıdır.

Ülkemizde çürümenin ve yozlaşmış insanın durumu bu şekildeyken dünyada nasıl? Dünyada da durum çok faklı değil ama dünyada daha ikiyüzlü, daha kılıfına uyan, daha ince, daha kibar bir çürüme söz konusu. Özellikle Avrupa ve ABD bu konuda bir çamur deryasında debeleniyor.

İnsanın düzelmesi için nasıl bir yöntem izlenmeli? Hangi sistem insanlığı daha medeni, daha ahlaklı, daha uygar bir daire içerisinde tutabilir? Sorularının cevabını bulmalıyız... Bu cevap herkese göre değişiyor. Kimisine göre dayanağını inançtan alan teolojik bir yönetim modeli çaredir. Kimisine göre demokrasi ve özgürlük temelinde kurulan parlamenter demokrasi çaredir. Kimisine göre de işçi diktoryasına dayanan sosyalizm çaredir. Unutulmasın ki bu sistemlerin hepsini uygulayacak olan insandır.  Yeryüzündeki bütün üretimler ister manevi anlamda ister maddi anlamda olsun İnsanla başlar insanla biter. Yüksek medeniyetler inşa edende, yerküreyi yaşanmaz hale getirende insandır. Tanrı bile kendi yarattığı insanları doğru yola iletmek için 120 bin peygamber göndermiş. İnsanların içinde elçiler seçerek emir ve buyruklarını onlar üzerinden insanlara duyurmuş. Bu gün geldiğimiz son noktada dünyada azgınlaşan, şehvet deryasında yüzen, belhumadal noktasında gezinen bir insan protatifi var. İnsanı kontrol edecek bir mutlak doğru kabul edilip ve bütün medeniyet onun üzerine inşa edilmediği sürece insanlık savaşlara, insanlık hayvanlarda bile görülmeyen çocuk tecavüzlerine, insanlık dünyanın bir kısmı aşırı refahtan sapıtma hali yaşarken bir kısmı açlıktan ölmeye devam edecektir. Onun içinde önce insan düzelmelidir. Her şey insanla başlar insanla biter. İnsanı düzeltemezseniz neyi düzelttiğinizin ve hangi sistemi getirdiğinizin hiçbir önemi yoktur.  Formüle edersek; ideal insanı yetiştirirsek ideal sistemi kurar, ideal sistem ideal ülkeyi kurar, ideal ülkeler ideal dünyayı kurar. Kan ve gözyaşının sona erdiği, hak, hukuk, adalet ve insan hakları konusunda zirve yapmış bir dünyada yaşamak temennisi ile haftaya görüşmek üzere hoşça kalın.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI