Yaşadığımız yangın felaketinin şokunu atlatmadan, yaralarını sarmadan Karadeniz’de yaşanan sel felaketi tüm ülkede büyük bir üzüntü yaşanmasına neden oldu. Kelimenin tam anlamıyla Akdeniz Kerbelayı yaşarken Karadeniz Nuh tufanını yaşadı. Türkiyem inşallah böyle felaketleri bir daha yaşamaz…
Bu yangın felaketi esnasında da gördük ki biz bambaşka hasletlere sahip bir milletiz... Keşke bu dayanışmayı, özveriyi, birlikteliği normal zamanda da ortaya koyabilsek... Hiç bir temeli olmayan suni farklılıklardan dolayı birbirimizi yemesek, Birbirimizin ayağından çekmesek? Birbirimize güvenebilsek olmaz mı? Maalesef olmuyor. Zor zamanlarda ortaya koyduğumuz dayanışma ve yardımlaşma duygumuz maalesef normal zamanda ortaya çıkmıyor. Peki, neden? Çünkü Toplum olarak bütün insani duyguları bir sömürü aracı olarak kullandığımız için toplum birbirine güvenmiyor. Milleti, besmele çekerek dolandırdık. İnancı sömürdük. Ağımıza düşüreceğimiz ve cinsel olarak yararlanacağımız genç kıza aşk ve sevgi sözleri söyleyerek ağımıza düşürdük. Aşkı ve sevgiyi sömürdük. Kazık atacağımız vatandaşa dürüst esnaf nasıl olur saatlerce anlattıktan sonra kazık attık. Dürüstlük ve doğruluk duygularını sömürdük. Yapacağımız kaçakçılığa ya da zorbalığa meşruiyet kazandırmak için vatan millet dedik. Vatan sevgisini sömürdük. Kısacası insan olarak sömüre bileceğimiz ne varsa sömürdük ve tükettik. Hal böyle olunca kimse kimseye güvenemiyor.
Toplumda merhamet ve dayanışma duygularının harekete geçmesi için insanların yaşanan zorluğun gerçek olduğunu gözüyle görüp kalbiyle tasdik etmesi gerekiyor. Eğer insanlar yaşanan zorluğu gözüyle görmezse haklı olarak kimse harekete geçmiyor. Normal zamanda birlikte olamamamızın en önemli nedeni budur. Yani toplumsal çürüme… Bu kadar çok insan duygusunun sömürüldüğü bir yerde güven duygusunun kaybolmasından daha doğal ne olabilir?
Türkiyem, güzel ülkem harekete geçtiği zaman ne kadar fedakâr ve kadirşinas olabileceğini bu yangın felaketin de tüm dünyaya göstermiştir. Yangın felaketi esnasında ülkemin asil evlatlarının bazıları canını ortaya koyarak, bizzat yangın bölgesine gelerek yangın söndürme faaliyetlerine katıldı. Bazıları da gücü nispetinde yardım gönderdi. Hiç bir şey yapmaya gücü yetmeyenlerde dualarında bizlere yer vererek manevi anlamda yanımızda oldular. Teşekkürler Türk milletinin asil evlatları... Teşekkürler Türkiye... Birbirimize güvenebileceğimiz bir Türkiye de yaşama umudu ile haftaya görüşmek üzere hoşça kalın.