İşimiz gereği insanlarla ilgili fikir beyanında bulunuyoruz. Olumlu ya da olumsuz kendimizce düşüncelerimiz paylaşıyoruz. On beş yıldır “Tamam bu konuda haklı eleştirmişsin eleştirilerini dikkate alacağım” diyeni duymadım. Genelde iyi yönde yorum yaptığımızda, destek verdiğimizde iltifat edilir. Eksik veya yanlış olduğunu düşündüğümüz bir konuda fikrimizi söylediğimiz zaman hemen bir düşmanca tavırla karşılaşırız. Tabi ki mevzu uzarsa bu işlerin mahkeme aşaması da oluyor. Ondan sonra uğraş babam uğraş… Onun için artık konuyu ya da kişiyi öyle bir anlatıyoruz ki sanki üzerine kitap gibi oturan bir elbise dikip giydirmişiz de ben buradayım diyor. Yani sizin anlayacağınız cümlelerle elbise dikiyoruz. Bir nevi terzilik yapıyoruz. Tabi burada diktiğiniz elbiseden işinizde ne kadar iyi olduğunuzda ortaya çıkmış oluyor.
Ben zihinlere elbise dikiyorum. Bütün sözcükleri inci gibi diziyorum. Herkesin bedenine uyacak şekilde elbiseler tasarlıyorum… Elbise ortaya çıkınca sormaya başlıyorlar. Burada kimden bahsediyorsun? Bu yazıyı kime yazdın? Oysaki kimden bahsettiğimi en iyi yazıya konu olanlar bilir. Terziyim dedim ya… Bazı okurlarımız diyor ki tamam da bu kadarda değildir. Çok kötü yazmışsın, böyle yazılır mı? Diyorlar. Kimse kendisine sormuyor, kumaş kötü olursa terzi düzgün elbise dikebilir mi? Terzi ne kadar usta olursa olsun, kumaş kötü olunca elbisede kötü çıkar. Dikim hatasından dolayı değil, kumaştan ötürü kötü olur. Yoksa bizim işçiliğimiz iyidir. Biz işçiliğimize güveniyoruz, bizim diktiğimiz elbise muhatabının üzerine kitap gibi oturur. Biz iyi dikeriz, elbisenin hakkını veririz. Yeter ki kumaş düzgün olsun…
Sözcüklerden bir elbise dikip askıya koyuyorum. Kimin üzerine oturursa ondan bahsediyorum. Herkes kendi bedenini biliyor..! Askıda duran elbise üzerinize uymuyorsa sizden bahsedilmiyor demektir. Biz terzilik hayatımız boyunca ölçüsünü bilmediğimiz kimseye elbise dikmedik. Birisine elbise dikmeye başlamışsak mutlaka boyunun ölçüsünü almışızdır. Bu güne kadar birçok, insana elbise diktik bazısı günü birlik sokakta giymek için, bazısı da çok özel günlerde kostüm olarak kullanmak için… Kostüm olarak tasarladıklarımızı ortaya çıkarmadıysak es geçtiğimiz için değil, daha vakti gelmediği içindir. Vakti gelince gardırobun kapağını açacağız herkes üzerine uyan kostümü giyecek. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere esen kalın…